Marketlerde “İtalyan domates salçası” olarak satılan ürünlerin bir kısmının, Doğu Türkistan’da zorla çalıştırılan Uygurların tarlalarından geldiği ortaya çıktı. BBC’nin yürüttüğü kapsamlı araştırma, bu domateslerin Çin’den İtalya’ya, ardından Avrupa pazarlarına ulaştığını ortaya koyuyor.
Xinjiang’da Zorla Çalıştırma Gerçeği
Xinjiang bölgesinde yaşayan Uygurlar, hükümetin uyguladığı çalışma programları ve baskı politikaları nedeniyle tarım işlerinde zorla çalıştırılıyor. Uzmanlar, işçilerin haftalarca uzun saatler boyunca çalıştığını, düşük ücret aldığını ve temel haklardan yoksun olduğunu bildiriyor. Ailelerinden ayrılan işçiler, tarlalarda ürettikleri domateslerin İtalya ve Avrupa’ya satılması sürecinde görünmez bir emek harcıyor.
Tedarik Zincirinin Karmaşık ve Şeffaf Olmayan Yapısı
Domatesler Çin’de işlenip paketlendikten sonra İtalyan firmaları aracılığıyla Avrupa’ya dağıtılıyor. Tedarik zincirinin uzun ve karmaşık yapısı, zorla çalıştırma ve insan hakları ihlallerinin görünmez kalmasına yol açıyor. Bir kavanoz salça, çoğu zaman sadece yemeklik malzeme değil, zorla çalıştırılan insanların emeğinin bir yansıması oluyor.
Uluslararası Tepkiler ve Yasal Adımlar
Avrupa Parlamentosu ve insan hakları örgütleri, zorla çalıştırılan Uygurların ürünlerinin Avrupa pazarına girmesini engellemek için çeşitli girişimlerde bulunuyor. ABD ve AB’de bazı yaptırımlar ve ithalat yasakları uygulanıyor. Ancak, uzmanlar tedarik zincirlerinde şeffaflık ve etik denetim eksikliğinin hâlâ ciddi bir sorun olduğunu belirtiyor.
Tüketici Farkındalığı ve Sorumlulukları
Uzmanlar, tüketicilere şu önerilerde bulunuyor:
• Ürün etiketlerini dikkatle incelemek ve menşei bilgilerini sorgulamak,
• Etik ve sürdürülebilir üretim belgelerine sahip markaları tercih etmek,
• İnsan hakları ihlallerine karşı şeffaf tedarik zincirini destekleyen kampanyalara katılmak.
İnsan Hikâyeleri ve Gıda Ürünleri
Bir kavanoz salça, sadece mutfakta kullanılan bir malzeme değil; aynı zamanda görünmez bir insanlık hikâyesini barındırıyor. Bu ürünler aracılığıyla, zorla çalıştırılan insanların yaşamları, çoğu zaman fark edilmeksizin tüketiciye ulaşıyor. İnsan hakları savunucuları, bu görünmez emeğin görünür hâle gelmesi gerektiğini vurguluyor.
Dijital Araştırmalar ve Etik Denetimler
Son dönemde dijital araçlar ve blockchain teknolojisi, tedarik zincirinin şeffaflaştırılmasında önemli bir rol oynuyor. Araştırmalar, bu tür teknolojilerin kullanılmasıyla hangi ürünlerin etik standartlara uygun olduğunu takip etmenin mümkün olduğunu gösteriyor. Ancak hâlihazırda pek çok üretici, süreçlerini şeffaf hâle getirmemiş durumda.
GHA