Mersin Konserinin Ardındaki Gerçekler: “Bağırmak Değil, Hukuk Konuşacak”**
Mersin’de düzenlenmesi planlanan ve son anda iptal edilen konser organizasyonuyla ilgili tartışmalar sürerken, organizatör firma yetkilisi Ufuk Cavlı, kamuoyunda yer alan iddialara yönelik kapsamlı bir açıklama yaptı.
Gazeteci-yazar ve Ufuk Jeotermal Maden A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Cavlı, sosyal medya ve bazı basın organlarında yer alan haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, yaşanan sürecin organize bir algı operasyonuna dönüştürüldüğünü ifade etti.
“Eş Zamanlı ve Organize Bir Kampanya Başlatıldı”
Cavlı, konserin iptal edildiği anda çok sayıda medya kuruluşunda birbirinin kopyası haberlerin yayımlandığına dikkat çekerek, henüz resmi bir açıklama yapılmadan kamuoyunun yönlendirildiğini söyledi.
“Daha resmi açıklama yapılmadan, aynı merkezden çıkmış gibi duran paylaşımlar yayına sokuldu. Bu durum, önceden planlanmış bir sürecin işlediğini gösteriyor,” diyen Cavlı, kendilerinin büyük bir organizasyonun içine çekildiğini belirtti.
“Konsere Her Şey Hazırdı”
Bölgede yaşanan sel felaketine rağmen konseri iptal etmediklerini vurgulayan Cavlı, organizasyonun tüm detaylarıyla eksiksiz hazırlandığını ifade etti.
Cavlı’nın açıklamasına göre;
• Sanatçı ve ekibi business class uçuşlarla getirildi,
• VIP transferler sağlandı,
• Otel ve konaklama organizasyonu tamamlandı,
• Işık, ses ve sahne sistemleri kuruldu,
• Organizasyon ekibi tam kadro hazır bulundu.
“Bu aşamadan sonra konseri keyfi şekilde iptal etmek ticari ve ahlaki olarak mümkün değildi,” dedi.
“Kayıt Dışı Ödeme Talebi Reddedildi”
Ufuk Cavlı, sanatçı Işın Karaca ve menajeri Can Yapıcıoğlu ile yapılan sözleşmenin her konser için 800 bin TL olduğunu belirterek, kendilerinden bu bedelin yalnızca 200 bin TL’sinin resmi olarak yatırılmasının, kalan kısmının ise kayıt dışı ödenmesinin istendiğini öne sürdü.
Bu talebi kesin olarak reddettiklerini belirten Cavlı, konuya ilişkin yazışma ve ses kayıtlarının ellerinde bulunduğunu ifade etti.
Cavlı’ya göre, bu talebin kabul edilmemesinin ardından sanatçı sahneye çıkmadı ve konser fiilen iptal edildi.
“İptali Bizim Üzerimize Yıkmak İstediler”
Cavlı, Can Yapıcıoğlu’nun kendisine konser iptalinin farklı gerekçelerle kendisi tarafından yapılması yönünde telkinde bulunduğunu da iddia etti.
Bu sürecin ardından kendisine yönelik hakaret ve iftiralarla dolu bir linç kampanyası başlatıldığını savundu.
İki Konserlik Anlaşma Hatırlatması
Açıklamada, sanatçı firmasıyla yalnızca Mersin için değil, 31 Ocak Mersin ve 14 Şubat Adana konserleri için de sözleşme yapıldığı hatırlatıldı.
Cavlı, iki konser için anlaşma yapan bir şirketin kötü niyetli olduğu yönündeki iddiaların gerçek dışı olduğunu söyledi.
“Tüm İyi Niyetli Girişimlerimize Rağmen Kampanya Sürdü”
Mersin konserinin iptaline rağmen Adana konserinin yapılabilmesi için girişimlerde bulunduklarını ifade eden Cavlı, uçak biletlerinin iptal edildiğini ve sanatçı tarafına çeşitli seçenekler sunulduğunu belirtti.
Buna rağmen karalama kampanyalarının devam ettiğini söyledi.
Nihal Aras’a Yönelik İddialara Tepki
Cavlı, “Bu Şehir Benim” belgeselinin Genel Koordinatörü Nihal Aras’ın da haksız şekilde hedef alındığını belirterek, Aras’ın organizasyonla herhangi bir ticari bağının bulunmadığını vurguladı.
Bu yayınların hem kendisinin hem de Aras’ın projelerinin iptal edilmesine yol açtığını ifade etti.
Hukuki Süreç Başlatıldı
Ufuk Cavlı, yaşanan sürecin ardından şu adımların atıldığını açıkladı:
• Işın Karaca ve Can Yapıcıoğlu hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu,
• Maliye Bakanlığı’na ihbar dilekçesi verildi,
• Aile Mahkemesi’nden korunma talebinde bulunuldu,
• İlgili avukat hakkında Baro ve Savcılığa başvuru yapıldı.
Ayrıca kendilerine 25 milyon TL’lik tazminat talebi içeren ihtarnameler gönderildiğini belirtti.
“Hukuka Bağlı Duruştan Vazgeçmeyeceğiz”
Sponsor iddialarının asılsız olduğunu da ifade eden Cavlı, projede yalnızca bir sponsor bulunduğunu ve onun da çekildiğini söyledi.
Otel sözleşmesinin feshi nedeniyle 500 bin TL’lik zarar oluştuğunu belirten Cavlı, bu konuda ayrıca sözleşme imzalandığını aktardı.
Açıklamasının sonunda hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini vurgulayan Cavlı, şu ifadeleri kullandı:
“Bizim için bağırmak değil, hukuk konuşur. Gerçekler er ya da geç ortaya çıkacaktır. Şeffaf, itibarlı ve hukuka bağlı duruşumuzdan taviz vermeyeceğiz.”




