Mersin Toros Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde yaşadığım dört günlük süreci kamuoyunun takdirine bırakıyorum…
Bir hasta olarak acile gittiğinizde beklentiniz çok basittir:
Dinlenmek, anlaşılmak, doğru şekilde değerlendirilmek ve kendinizi güvende hissetmek.
Hele ki kalbinizde stent varsa ve kan şekerinizin 480 ile 260 arasında seyrettiğini söylüyorsanız, insan ister istemez daha hassas bir yaklaşım bekliyor.
Ben de bunu bekledim.
DÖRT GÜN ÜST ÜSTE ACİLE GİTTİM
Yaşadığım rahatsızlık nedeniyle dört gün üst üste Toros Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne başvurdum.
Her gidişimde durumumu anlatmaya, kalbimde stent bulunduğunu ve kan şekerimin çok yüksek değerlerde seyrettiğini söylemeye çalıştım.
Son başvurumda ise yeniden değerlendirmeler yapıldı.
Dört defa kan alındı, EKG çekildi.
Ancak süreç boyunca kendimi zaman zaman yeterince dinlenmiyor ve anlaşılmıyor hissettim. İletişimde sert ve azarlar nitelikte tavırlar olduğunu düşündüğüm anlar yaşadım.
Sonunda yaşadığım şikâyetlerin zona olduğu söylenerek ilaç yazıldı.
Burada doktorların koyduğu teşhisi tartışmıyorum.
Benim anlatmak istediğim, dört gün boyunca acile başvuran bir hastanın yaşadığı süreç ve kendisini nasıl hissettiğidir.
HASTA SADECE TAHLİL SONUCUNDAN İBARET DEĞİLDİR
Bir hastanın kanı alınabilir, EKG’si çekilebilir, tetkikleri yapılabilir.
Ama hasta aynı zamanda korkabilir, endişelenebilir, ağrı çekebilir.
Bazen hastanın ihtiyacı yalnızca tıbbi işlem değil, birkaç dakika dinlenmek ve kendisini anlatabilmektir.
Benim yaşadığım süreçte ise zaman zaman kendimi, “Acaba derdimi anlatabilecek miyim?” diye düşünürken buldum.
Dört gün üst üste acile gitmek zorunda kalan bir hasta olarak bunun kolay bir süreç olmadığını özellikle belirtmek istiyorum.
“BAŞIMA BİR ŞEY GELİRSE SORUMLUSU KİM?”
İnsanın aklına ister istemez bu soru geliyor.
“Ya bana bir şey olursa?”
“Ya durumum ağırlaşırsa?”
“Ya yaşadığım şikâyetin altında başka bir sorun varsa?”
Bir hasta bu sorularla hastane koridorlarında bekliyorsa, sağlık hizmetinin yanında güven duygusunun da ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor.
Kimse hastaneye kavga etmeye gitmez.
Kimse doktora düşman olarak gitmez.
İnsan hastaneye şifa bulmak için gider.
SAĞLIKTA ŞİDDETİ HEP BİRLİKTE ÖNLEMELİYİZ
Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin hiçbir şekilde kabul edilebilir olmadığını özellikle ifade etmek istiyorum.
Doktora, hemşireye, sağlık personeline veya kayıt görevlisine yönelik şiddet kesinlikle savunulamaz.
Ancak şiddeti önlemenin yolu yalnızca güvenlik önlemleri değildir.
İletişim de şiddeti önlemenin önemli bir parçasıdır.
Canı yanan insanın psikolojisi farklıdır.
Korkan, endişelenen veya ağrı çeken bir hasta bazen kendisini doğru ifade edemeyebilir.
Bu durumda karşılıklı anlayış, sabır ve sakin iletişim büyük önem taşır.
SAYIN MERSİN İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ VE SAYIN BAŞHEKİM…
Buradan Mersin İl Sağlık Müdürlüğü’ne ve Toros Devlet Hastanesi Başhekimliği’ne saygıyla sesleniyorum:
Lütfen acil servislerde hasta ile sağlık çalışanı arasındaki iletişimi gözden geçirin.
Dört gün üst üste acile başvuran bir hastanın yaşadığı sürecin nasıl değerlendirildiğini, hasta iletişiminin nasıl yürütüldüğünü ve hastaların kendilerini güvende hissedip hissetmediğini araştırın.
Ben kimseyi hedef göstermek veya herhangi bir sağlık çalışanına suç isnat etmek istemiyorum.
Ben yaşadığımı anlatıyorum.
Çünkü amacım kavga değil.
Amacım suçlamak değil.
Amacım, bir başka hastanın aynı endişeyi yaşamamasıdır.
Hastane koridorlarında kimse kendisini yalnız ve çaresiz hissetmesin.
Sağlık çalışanı da hasta da kendisini güvende hissetsin.
Çünkü hepimiz insanız.
Canı yanan insanın önce sesi duyulmalı.
Ve o ses duyulduğunda, belki de hastane koridorlarında yaşanan birçok gerilim daha başlamadan sona erecektir.
Mersin İl Sağlık Müdürlüğü’ne ve Toros Devlet Hastanesi Başhekimliği’ne saygılarımla.
Mehmet Açık
Gazeteci – Yazar
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.