featured
  1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Cumhurbaşkanı Erdoğan Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.

Erdoğan’ın konuşmasından bazı satır başları şöyle:

“20 yılda ülkemizin kalkınma altyapısında sağladığı ilerleme sayesinde Türkiye’yi küresel sağlık ve ekonomik krizinden olumlu yönde ayrıştırmayı başardık.

Her ne kadar birileri bir kısmı yalan bir kısmı yanlış haberler üzerinden milletimizin moralini bozmaya çalışsa da dünyayı izleyen herkes bu sıkıntılı tabloda Türkiye’nin durduğu yeri takdirle karşılıyor.

Daha bugün 2021 yılı ihracat rakamları açıkladık. Salgının ekonomiler üzerindeki baskısını arttığı geçtiğimiz yıl Türkiye ihracatının lokomotifi olduğunu hızlı büyüme eğilimini sürdürmüştür.

Bu dönemde imalat sanayiinde kapasite kullanım oranımız yüzde 80’e dayanırken istihdamda yıllık 2 milyonu bulan bir artış sağladık. Küresel mal ticaretinin %10 arttığı geçtiğimiz yıl biz ihracatımızı %33 yükseltmeyi başararak bu alanda da farkımızı ortaya koyduk.

Türkiye olarak geçtiğimiz yıl ulaştığımız 225 milyar 368 milyon dolarlık ihracatla Cumhuriyet tarihinde ilk defa küresel ihracattan aldığımız payı yüzde 1’in üzerine çıkardık.

Dış ticaretimizde milli paramızı kullanım seviyemizin 183 milyar liraya ulaşmış olması da bir diğer önemli ayrıntıdır.

Bu ihracat rakamına özellikle ulaşılmasında emeği geçen tüm kurumlarımızı iş dünyamızı çalışanlarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum. Girdiğimiz yeni yılda ihracatımızı çok daha ileri seviyelere çıkarmak için gündemimizde pek çok program plan proje var inşallah hepsini de kararlılıkla hayata geçirerek önümüzdeki yıl bu vakitler milletimize çok daha büyük müjdeler verebilmeyi ümit ediyoruz.

Dış ticaret fazlası veren Türkiye hedefimizde daha çok yaklaşmış durumdayız.

Geçtiğimiz yılı güzel haberlerle kapattığımız bir diğer sektörde turizmdir salgının turizm sektöründe yol açtığı olumsuz etkileri hızla ortadan kaldırmak için aldığımız tedbirlerin verdiğimiz teşvik ve desteklerin karşılığını özellikle gördüğümüz bir sezonu geride bıraktık. Bu sektörde 2021 29 milyon turist sayısı ve 24 milyar doları aşan bir turizm geliriyle kapattık.

Devlet ve özel sektörün yakın işbirliği ile gerçekleştirdiğimiz büyük atılım sayesinde sadece kayıplarımızın önemli bir kısmını telafi etmek de kalmadık Akdeniz Havzasındaki rakiplerimizi de geride bıraktık.

Artık hedefimiz salgın öncesi ziyaretçi sayısına ulaşmanın ötesinde çok daha yüksek bir gelir seviyesine çıkmaktır. İnşallah 2022 yılı bu hedefe biraz daha yaklaştığımız verimli bereketli kazançlı bir sezon olacaktır.

KOSGEB destekleri ile ilgili bir müjdemizide paylaşmak istiyorum bilindiği gibi nisan ayında mikro ve küçük işletmelere yönelik bir hızlı destek programı başlatmıştık.

Bu programın kapsamını yeni mezun gençlerimizin istihdamını teşvik edecek şekilde genişletiyoruz. Son 12 aydaki çalışan sayısını koruyup meslek lisesi veya üniversite mezunu gencimizi en az 12 ay boyunca istihdam etme taahhüdünde bulunan işletmelere 100 bin lira destek veriyoruz.

Kadın istihdamında bu rakam 110 bin lirayı buluyor.

Mikro işletmelerde ve küçük işletmelerde 5 personele kadar uygulanacak bu destek rakamı faizsiz olarak 2 yıl sonra 24 ayda geri ödeyecek.

Türkiye 2021 yılında ekonomide yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari denge odaklı bir büyüme yaşadı.

Dünya ticaret hacminin %5,3 küçüldü. 2020 yılını biz yüzde 1,8 büyüme ile kapatmıştık.

Küresel ticaretin yeniden hareketlenmeye başladığı 2021’de büyümede çift haneli rakamları yakalayacağımıza inanıyoruz.

Döviz kurunda yaşanan ve esasen ülkemiz ekonomisinin gerçekleri ile uyumlu olmayan dengesiz dalgalanma bir seviyeye kadar ekonomik işleyişi ve ülkemizin ihracattaki hedeflerine uygun olduğu için sorun etmiyorduk.

Ama bir yerden sonra iş serbest piyasa ekonomisi kurallarının dışına çıkarak arkasında kötü niyetlilerin belirdiği farklı bir görünüme büründü. Yurtdışından ülkemiz içinden kimi siyasetçiler medya kuruluşları akademisyenler piyasaları paniğe sürükleyerek dönülse yönelişi artıracak senkronize bir kampanya başlattılar.

Hatırlarsanız bundan 3-4 yıl önce yurtdışı kaynaklı benzer saldırılara benzer tuzaklara maruz kalmıştık. Aldığımız tedbirler ve geliştirdiğimiz mekanizmalar sayesinde yurt dışından Türk ekonomisine yönelik serbest piyasa kurallarına da uygun olmayan sinsi saldırıların önünü büyük ölçüde kesmiştik.

Son kampanyada ise daha çok yurtdışındaki yatırımcıları panikleterek aynı amaca varılmak istenmiştir. Dalgalanmanın kendi tabii seyri içinde durulmadığını görünce 20 Aralıkta kamuoyuna açıkladığımız tedbir paketi ile piyasaların önemli ölçüde yeniden dengeye gelmesini sağladık.

Kur korumalı Türk Lirası mevduatına kısa sürede 78 milyar liralık bir geçişin yaşanması vatandaşlarımızın ekonomi programınızı olan güveninin işaretidir.

Katılım Finans kuruluşlarını da sisteme dahil ederek bu uygulamayı genişletiyoruz. Ülkemiz ekonomisinin istikrar ve güven iklimi içinde büyümesine katkı sağlayacak bu yaklaşımı yeni araçlar ve yöntemlerle 2022’de daha da güçlendireceğiz.

Açıkladığımız tedbir paketini Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin getirdiği imkânlarla bizim veya ilgili kurumlarımız tarafından hayata geçirilebilecek olanların tamamını uygulamaya soktuk.

Merkez Bankası döviz tevdiat hesaplarından Türk Lirası mevduata dönüşün desteklenmesine ilişkin tebliğ yayınladı.

Vadeli Türk Lirası hesaplara dönüşen tutarlar zorunlu karşılıktan muaf tutulurken stopaj oranı da sıfırlandı.

İhracatçı ve ithalatçı firmaları Türk Lirası vadeli döviz satım ihalesine başladı. Bu satışlardaki stopaj oranı da sıfıra çekildi.

Temettü gelirleri ne uygulanan stopaj oranı %15’ten %10’a indirildi.

Yastık altındaki altınların ekonomiye kazandırılması çalışmaları kapsamında hurda altın değerlemesinde kullanılacak askeri milyem rakamında değişiklik yapıldı.

Altınlarını bankalar ve kuyumcular vasıtasıyla sisteme dahil etmelerine imkan sağlanıyor talep edenler bankalardaki altın hesaplarında tuttukları birikimleri fiziki altın olarak da alabilecek. Bankalar nezdinde darphane altın ürünleri bazında açılan hesaplarda fiziki altın olarak istenebilecektir.

Kredi Garanti Fonu’nun daha aktif ve daha kapsayıcı şekilde çalıştırılması ile ilgili protokol yakında hayata geçiyor. Kanuni düzenleme gerektiren hususlarla ilgili çalışmalarımız da tamamladık. Bu çerçevede Türk Lirası için hazine desteğine ihracat ve imalat sanayi şirketleri için kurumlar vergisinde 1 puanlık indirdik

Bireysel emeklilik sistemindeki devlet katkısını %25’ten %30’a çıkartılmasına yatırım fonlarından elde edilen kar paylarına istisna uygulanmasına gelire endeksli senetlerin ihracını tüm bunlara ilişkin hazırlanan kanun değişikliği düzenlemeleri yarın meclisin takdirine sunuluyor.

Ayrıca ülkemizde ve dünyada hammadde temininde tedarik zincirlerindeki aksaklıklar ve girdi fiyatlarındaki beklenmedik artışlar sebebiyle hazırlanan fiyat farkı çalışması da meclisin takdirine sunulma aşamasında.

Biz bugüne kadar milletimize ne söz verdiysek yaptık. Bundan sonra da verdiğimiz her sözü yerine getirmeye devam edeceğiz.

Geçtiğimiz yıl hepimizin canını yakan bir diğer sıkıntımız yüksek enflasyon ve onun ötesinde bir vaka ifade eden fahiş fiyat artışlarıdır iki sebebi vardır.

Birincisi salgın döneminde küresel emtia fiyatlarında görülen fevkalade yükselmedir. Salgın döneminde dünyada petrol fiyatları neredeyse 2 katına kömür fiyatları 3 ila 5 katına doğalgaz fiyatları 6 ile 10 katına çıkarken metal ve mineral fiyatları %50 tarım ürünleri fiyatları %25 artı.

Enerji fiyatlarındaki aşırı yükseliş sebebiyle pek çok ülke elektrik tarifelerini 3 kat artırmak mecburiyetinde kaldı. Biz ise her konuda olduğu gibi enerji fiyatları hususunda da vatandaşımızı koruyacak bir yol izledik. Elektriğin yarı fiyatının bile altına doğalgazı 5/1’i fiyatına vatandaşlarımıza sunarken akaryakıt fiyatlarında da eşel mobil sistemi ile oldukça düşük satış fiyatları sağladık. Bu şekilde 2021 yılında vatandaşlarımız de yine doğalgazda 80 milyar liralık elektrikte 20 milyar liralık akaryakıtı 65 milyar liralık kamu adına fedakarlık yaptık.

Başka bir ifadeyle vatandaşlarımızın cebinden doğalgaz faturası elektrik faturası benzin mazot faturası olarak çıkacak 165 milyar lirayı kamu kaynaklarından karşıladık. Yeni yılı itibariyle yürürlüğe giren tarifelere rağmen tam onun vatandaşlarımıza desteği sürmektedir.

Şimdi sizlerle basit bir hesabı paylaşacağım. Ülkemizde 2002 yılında 150 kilovat elektrik ve 125 metreküp doğalgaz kullanımı karşılığında bir vatandaşımızın ödediği fatura asgari ücretin %47’sini oluşturuyordu. Şimdi aynı miktardaki elektrik ve doğalgaz kullanımı için yeni tarife ile ödenen tutar asgari ücretin %13’ü seviyesindedir. Görüldüğü gibi vatandaşımızı fiyat artışlarına ezdirmeme sözünüzü burada da yerine getirmiş oluyoruz.

Vatandaşlarımıza yapılan kömür yardımlarının yeni yılla birlikte altını çiziyorum doğalgaz faturası desteği olarak da verilebileceğinin haberini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Akaryakıtta ise eşel mobil sisteminden normal tarifeye dönüldüğü için petrol fiyatlarındaki ve döviz kurundaki değişime bağlı olarak belirlenen otomatik tarife yürürlüğe girmiştir. Akaryakıta diğer ülkelerdeki fiyat artışlarına nispeten daha hesaplı bir tarife ile erişebilmektedir.

Düşme eğiliminde olan petrol fiyatları ve istikrar kazanmaya başlayan kur dikkate alındığında petrol fiyatları üzerindeki baskının yakında tersine dönmesi beklenebilir.

Dünya piyasalarında ülkemizde de çok tartışılan bitkisel yağ fiyatlarındaki artış %70’i şeker fiyatlarındaki artış %50 tahıllardaki artış %32’yi bulmuştur. Market raflarındaki artışın bir kısmının kaynağı bu küresel fiyatlandırmalardandır. Ancak bazı ürünlerdeki artış ne küresel ve enerji fiyatlarıyla ne kurdaki dalgalanma ile izah edilemeyecek derecede fahiş olduğunu görüyoruz. Bu konunun takipçisi olmaları ve gereken işlemleri yapmaları için ilgili tüm kurumlarımıza talimatlarımızı verdik.

Aynı kapsamda stokçuluk yapanlara uygulanacak cezaları artıran bir kanun değişikliği de meclisimizin gündeminde bulunuyor.

Tüm bunlara rağmen dünya ekonomisi ile entegre piyasaya sahip bir ülke olarak fiyat artışlarından ister istemez bizde etkileniyoruz.

Hiç şüphesiz fiyat artışları ülkemize mahsus bir durumda değil. Özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin tamamı enflasyon rakamlarından çok ciddi artışlar ile karşı karşıya. Amerika son 40 yılın Almanya ve İspanya son 30 yıl İngiltere ve İtalya son 10-12 yıl Avrupa’nın geneli Euro Bölgesi’nin kuruluşundan beri en yüksek enflasyon rakamlarının sancısı içerisindeler.

Tüketici fiyat endeksinde üretici fiyat endeksinin kat ve kat fazlası olarak gerçekleşen artışlar bu sancının devam edeceğini gösteriyor. Diğerleri gibi ülkemizin önünde de bir enflasyon gerçeği var bugün 2021 yılı enflasyonumuz %36 olarak açıklandı. Öncelikle her ne sebeple olursa olsun vatandaşlarımızın böyle bir tablo ile karşı karşıya kalmasından dolayı üzüntülüyüz.

Türkiye tarihinde enflasyonla en büyük mücadeleyi veren hükümetiz.

Enflasyonun boynunu kırarak en kısa sürede tekrar tek haneli rakamlara gelir etmekte kararlıyız. Enflasyon oranının bu derece yüksek çıkmasında küresel emtia fiyatlarındaki ve üretim maliyetlerindeki artışın ötesinde döviz kurundaki dalgalanmanın da etkisinin olduğunu biliyoruz.

Döviz kurundaki köpüğü aldığımızda nasıl daha gerçekçi bir tablo önümüze çıktıysa enflasyonda da bunu yapacağız.

Döviz kuru üzerinden ilk büyük saldırıya maruz kaldığımız 2018’de de %20’yi yaşayan bir enflasyonla benzer bir tablo yaşamıştık. Takip eden yılında ise enflasyonu neredeyse yarıya indirmiştik. İnşallah bu yıl da enflasyonu çok daha fazlasıyla gerileteceğiz.

Bununla beraber hiçbir vatandaşımızı fiyat artışlarının yükü altında bırakmadık bırakmayacağız. Çalışanlar başta olmak üzere vatandaşlarımızın gelirlerini enflasyonun altında ezilmeyecek özel tedbirler aldık.

Asgari ücrette yaptığımız %50’lik artış bunun örneklerinden biridir. Yeni asgari ücretle işçilerimizin gelirlerinde enflasyon oranının çok üzerinde bir artışı gerçekleştirdik.

Bu düzenleme asgari ücrete endeksli işsizlik maaşı evde bakım ücreti 65 yaş aylığı iş göremezlik ödeneği gibi pek çok rakamı da aynı oranda arttırmıştır. memurlarımızın maaşlarında Temmuz Aralık ayı enflasyon farkı ve toplu sözleşme gereği olarak toplamda %28 oranında bir artış yapıldı.

Memurlarımızın ocak ayında %5’lik toplu sözleşme zammını %2,5 artışla %/,5  olarak uygulama kararı aldık. Böylece memurlarımızın maaş artış oranını %30,5 çıkartarak onlara ilave bir sosyal destek sağlamış oluyoruz.

Aile yardımları da çalışmayan eş için 521 lira 6 yaşından küçük çocuklar için 115 lira 6 yaşından büyük çocuklar için 57 lira olarak güncellenmiştir. Tabii bu rakamlara memur maaşlarının asgari ücret kadarki kısmının gelir ve damga vergilerinden muaf tutulması ile ortaya çıkan ve 288 liraya kadar ulaşan artışları da ilave etmek gerekiyor.

Şimdi geldik emeklilerimize maaşlarında ise genel olarak enflasyon oranı kadar artış zaten yapıyoruz. Buna ilave olarak düşük maaş alan emeklilerimizde ilgili yeni bir alt sınır belirledik. Yeni düzenlemeye göre hiçbir emeklimiz 2500 liranın altında maaş almayacak. Böyle aylık geliri 1500 liradan başlayan 1266000 emeklimizin maaşlarını 2500 liraya yükseltmiş oluyoruz.

Temmuz ayında hem memurlarımızın hem emeklilerimizin maaşlarına yapılacak %7 toplu sözleşme artık buna ilave olarak gerekiyorsa enflasyon farkı da ilave edilecek.

Bugün burada bir kez daha Türkiye’nin demokratik ve ekonomik kalkınmasında attığımız tarihi adımları yeni ekonomi programımızı başarıyla neticelendirerek taçlandırmanın sözünü veriyoruz.

Yatırımıyla atılımlarıyla ihracatıyla cari dengesi ile hedeflerine ulaşmış dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmuş Türkiye’ye hiç olmadığı kadar yakınız.

Geçmişte bu tür kritik dönemlerde ihtiyacı olan atılımları tek parti faşizminin çarpık uygulamalarıyla darbelerle vesayetin oyunlarıyla siyasi istikrarsızlıkla terörle ve daha pek çok tuzakla kaçırmış bir ülkeyiz. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle İnşallah bu defa tarihi tekerrür ettirmeyecek.

Aynı hüzünlü tablo ile karşılaşmayacaksınız aynı bedelleri ödemeyeceğiz. Çünkü bu defa ibret alacağımız birikimler ve asla vazgeçemeyeceğimiz muazzam kazanımlarla yolumuza devam ediyoruz.

Son 20 yılda milletimizle birlikte pek çok sınamadan alnımızın akıyla geçtik. Vesayetin gücünü beraber altına altyapımızı beraber güçlendirdik. Demokrasimizin standartlarını beraber yükselttik. Her biri insanımızı kucaklayan hak ve özgürlükleri beraber geniştik. Şu anda ekranları başında bizi izleyen milletimi özellikle sesleniyorum biz size aşığız biz sizin dertliniz olan bir iktidarız.

Biz terör örgütlerine karşı mücadelemizi bu can bu tende oldukça sonuna kadar vermekte kararlıyız.

PKK’sından FETÖ’suna tüm terör örgütlerinin başını hep birlikte ezdik.

Küresel yönetim sisteminin çarpıklıklarına beraber baş kaldırdık.

Sınırlarımıza kadar dayanan emperyalist hevesleri beraber kursaklarında bıraktık.

Darbecilere karşı sokakta beraber direndik. Ülkemizin karada denizde havada her alandaki menfaatlerini her yerde beraber müdafaa ettik.

Şimdi de aynı başarıyı ekonomideki hedeflerimize ulaşarak İnşallah yine beraberce göstereceğiz.

Yeter ki birliğimize beraberliğimize kardeşliğimize sıkı sıkıya sarılalım. Yeter ki 2023 hedeflerimize 2053 vizyonumuza sıkı sıkıya sahip çıkalım.

Biz ömrümüzü hizmetini 84 milyon insanımızın her birine güveniyoruz. Sizlerin de bize güvenmeye devam etmesini istiyoruz.

Koronavirüs salgını yeni varyanttlar yeni tehditlerle insanlığı tehdit etmeye hayatı etkilemeye devam ediyor.

Şimdi de salgın Omicron Varyantı ile tekrar kapımıza dayandı.

Hamdolsun henüz endişe edilecek bir durum gözükmüyor. Yerli ve milli aşımız Türkovac milletimizin hizmetine sunduğumuz bir dönemde artık salgına karşı çok daha güçlü çok daha etkin çok daha hızlı harekete geçirebileceğimiz  korunma araçlarına sahibiz.

Tamam diye ifade ettiğimiz temizlik maske mesafe üçlüsünden oluşan salgın tedbirlerine riayet hususunda biraz daha sabır  olmanızı istiyorum.

Özellikle kapalı ve kalabalık yerlerde bu tedbirlere ne kadar riayet edersek hem kendimize hem sevdiklerimize sorumluluğumuzu  derece yerine getirmiş oluruz.

Salgında okulların ilk açılması ve son kapatılması gereken yerler olduğu konusunda mutabık kalındığını görüyoruz.

Ülkemizdeki öğretmenlerin en az iki doz aşılanma oranları bugün itibariyle İngiltere Almanya ve Fransa gibi ülkelerin de üzerindedir. Tedbirlere daha fazla riayet ederek yüz yüze eğitime devam edeceğiz.

Uzun yıllardan beri dillendirilen bir özlem olan öğretmenlik meslek kanunu ile ilgili hazırlık 2021 yılının son günü meclise teslim ettim bu kanun çıktığında Türkiye eğitim öğretim tarihinde çok büyük bir adımı da atmış olacağız.

Aralık ayının son haftasında meclisimizde 3308 sayılı mesleki eğitim kanununun da iki önemli değişiklik yapıldı. Eğitim merkezlerine devam eden öğrencilerin her ay aldıkları asgari ücretin üçte biri kadar ücreti artık biz ödeyeceğiz.

3 yılın sonunda aldıkları ücreti de iyileştirerek asgari ücretin üçte biri değil yarısı kadar ücret alabilmelerini sağladık.

Bu yıl sonuna kadar Mesleki Eğitim Merkezleri’ndeki öğrenci sayımızı 1 milyona çıkarmaktır. Böylece mesleki eğitim üzerinden istihdamı artırırken 28 Şubat katsayı uygulamasının mirası olan yetişmiş eleman bulamama sorunu da tarihin çöplüğüne atıyoruz.”

Hibya Haber Ajansı

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Cumhurbaşkanı Erdoğan Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Giriş Yap

Güncel Haber Ajans ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin