SON DAKİKA
--:--:--
Köşe Yazıları

Yadigar Gidici; “Sivas cezaevi”

Bağlantı kopyalandı!
Yadigar Gidici; “Sivas cezaevi”

Sivas cezaevi müdürünü çok severdim. Anılarını çok dinlemişimdir: Ko­ğuşta tek idamlık, Aziz’di. Müdür “infaz emri”nin gelmek üzere olduğunu hesaplamıştı. “Çare”ye başvurulacaktı. Mahkûmların yatma saati idi. Yatak açıyor, soyunuyor, tiryakiler son sigaralarını içerken, tek tük konuşuyorlardı. Birden içeriye gardiyanlar girdi.

Başgardiyan:
-Eller başa, herkes yatağının başına,dedi. Arama , tarama sessizce, olaysız geçiyordu. Aziz’in yatağının yanında bir gardiyan sağı solu saçıp çekiştiriyordu. Birden bir sustalı çakı yere kayıverdi.

Başgardiyan :
-Aziz, biz de seni uslandılar arasına koymuştuk. Yazıklar olsun, yürü hücreye, diye çıkıştı. Aziz şaşkın, üzgün :
-Vallahi, benim değil, diyebildi.

Sonra hırsla dudaklarını ısırdı. Koğuştakilere :
-Kim etti bunu? diye sordu. Başgardiyan kolundan çekti Aziz’i. Koğuşun kapısından çıkmadan önce, kağıt oynarlarken birkaç kez aralarında tatsızlık geçen Veysel’in önün­de durdu:
-Vicdanı kırık, sen ettin. Anam, avradım olsun, diye başlayarak Veysel’in yakasına sarıldı.

Gardiyanlar omuzlarına yapışıp Aziz’i ayırdılar. Vey­sel :
-Ulan amma da acemisin be. Anlamadın mı? İdamlıkları hücreye böyle alırlar!

Aziz durakladı. Bir şey diyemedi. Yürüdü.

Gardiyanlar gidince, Veysel’i koğuştakiler bir hayli hırpaladılar. Neye yarar. Veysel oyunu bozmuştu.

Hücrenin önünden geçenler Aziz’in içerde bazen ağladığını, bazen bil­diği duaları yüksek sesle okuduğunu, yalvardığını, bazen da işi kendisinin yapmadığını, haykırdığını duyarlardı.

Neden sonra beklenmedik bir olay oldu. Tel gelmişti. Müdür, nöbetçi gardiyana hemen Aziz’i getirmesini emretti. Aziz asılacağını anlamıştı. Onu sürüklercesine iki gardiyan, güçlükle getirebildiler müdürün odasına.

Yüzü sararmıştı. Müdür:
-Aziz, oğlum, tel geldi, okuyayım, dedi, fakat okuyamadı. Aziz durduğu yerde garip bir titremeye tutulmuştu. Konuşamıyordu. Yüzü değişti. Ağzı çarpıldı. Sağ tarafı çöktü: Felç.

Halbuki Aziz’in mahkûmiyeti bozulmuştu, suçsuz olduğu anlaşılmıştı. Yargıtay’dan gelen “tahliye teli” idi.

Köye haber salındı. Yakınları geldiler, cipe bindirip götürdüler Aziz’i.

Birkaç ay sonra haber geldi; felç ilerlemiş ve Aziz ölmüştü.

Müdürün bu anısını dinledikten sonra uzun uzun düşündüm. Ne diyelim, adalet, öldürmeye karar verirse, mutlaka öldürür..

Kaynak: Bir Ceza Avukatının Anıları, Yadigar Gidici

Benzer Haberler

Tümü
VİDAYI SÖKENLER Toplumları çökerten büyük felaketler değil, küçük yanlışlara alışmaktır.
VİDAYI SÖKENLER Toplumları çökerten büyük felaketler değil, küçük yanlışlara alışmaktır.
Mesele Fabrika Değil, Memleket Meselesi Bir ilçenin kaderi bazen sessizce değişir…
Mesele Fabrika Değil, Memleket Meselesi Bir ilçenin kaderi bazen sessizce değişir…
DOĞU AKDENİZ’DE YENİ OYUN: TÜRKİYE İLE AVRUPA KARŞI KARŞIYA MI GETİRİLMEK İSTENİYOR?
DOĞU AKDENİZ’DE YENİ OYUN: TÜRKİYE İLE AVRUPA KARŞI KARŞIYA MI GETİRİLMEK İSTENİYOR?
GAZETECİLİK EKRANDAN İBARET DEĞİLDİR
GAZETECİLİK EKRANDAN İBARET DEĞİLDİR
EMEKLİYE VERİLEN 4000 TL, BİR İKRAMİYE DEĞİL SABIR TESTİDİR
EMEKLİYE VERİLEN 4000 TL, BİR İKRAMİYE DEĞİL SABIR TESTİDİR
İNSAN OLAMADIKTAN SONRA…
İNSAN OLAMADIKTAN SONRA…
Haberin Güncel ve Doğru Adresi
Güncel Haber Ajans

Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.

Copyriht © 2026 Tüm hakları Güncel Haber Ajansın 'da saklıdır. Güncel Haber Ajansı