İstanbul / GHA
2025 yılında Türkiye, 202 bin 785 suça sürüklenen çocuk ile ilgili istatistiklere tanık oldu. Çocukların işlediği suçlar, toplumsal ve bireysel boyutlarıyla hem aileleri hem de adli sistem için ciddi bir sorun oluşturuyor.
Çocuğun Sosyal ve Öznel Boyutu
Edebiyat ve sinemada sıkça işlenen temalar arasında yer alan suça sürüklenen çocuklar, çoğu zaman aile içi sorunlar, eğitim eksikliği, ekonomik sıkıntılar ve çevresel etkenlerle karşı karşıya kalıyor. Uzmanlar, çocukların suç işleme davranışının arkasında psikolojik, sosyal ve ekonomik etkenlerin bulunduğunu belirtiyor.
Adli Tıp ve Hukuksal Yaklaşım
Çocuk adalet sisteminde tartışma konusu, çocuğun cezalandırılması mı yoksa fiilin arkasındaki sebeplerin araştırılması mı gerektiği. Dünyada birçok ülkede modern paradigm, çocuğu anlamak ve onu suça sürükleyen faktörleri ortadan kaldırmak üzerine kurulu. Adli tıp uzmanları ve hukukçular, çocuğun hem psikolojik hem de hukuki olarak doğru destek almasının, gelecekte suç oranlarını düşürmede kritik olduğunu ifade ediyor.
Çocuk Adalet Sisteminde Yeni Paradigma
Günümüzde çocuk adalet sistemleri, cezalandırma yerine önleyici ve rehabilitatif yöntemleri ön plana çıkarıyor. Ama Türkiye’de uygulamalar ve istatistikler, çocukların cezaevine girme riskinin yüksek olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, toplumsal farkındalık, aile desteği ve eğitim programlarının güçlendirilmesinin şart olduğunu vurguluyor.
Toplumsal Farkındalık ve Önleme
Çocukların korunması ve suçtan uzak tutulması için aile, okul ve devlet kurumlarının iş birliği büyük önem taşıyor. Uzmanlar, erken müdahale programları, psikolojik danışmanlık ve sosyal destek mekanizmalarının yaygınlaştırılması gerektiğini belirtiyor.