Hayat bazen insanı hiç hesap etmediği imtihanlarla karşı karşıya bırakıyor. Kimi zaman bir söz, kimi zaman bir cümle, kimi zaman da yanlış anlaşılan bir düşünce insanın hayatında derin izler bırakabiliyor. Ben de böyle bir süreçten geçtim. Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla yargılandım ve bu süreçte birçok duygu yaşadım. Ancak bugün dönüp baktığımda vicdanımın rahat olduğunu açık yüreklilikle ifade edebiliyorum.
Çünkü beni tanıyan herkes bilir ki; ben hayatım boyunca devletime, milletime, bayrağıma ve devlet büyüklerime saygıyla yaklaşmış bir insanım. Kalemimi hiçbir zaman hakaret etmek, kin kusmak ya da düşmanlık üretmek için kullanmadım. Tam aksine; yazılarımda birlik, beraberlik, milli duruş ve Türk dünyasının geleceğini savundum.
Ben, uluslararası yayın yapan Güncel Haber Ajansı bünyesinde ve Dünya İstihbarat Press platformunda köşe yazarlığı yapan bir gazeteciyim. Aynı zamanda Uluslararası Turan Kızılelma Teşkilatı Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyorum. Hayatım boyunca nerede bir Türk varsa onun yanında olmaya, Türk dünyasının sesi olmaya çalıştım.
Bizim mücadelemiz makam için değil, millet içindir.
Bizim sevdamız çıkar değil, vatandır.
Bugün dünyanın hangi köşesine gidersek gidelim, Türk milletinin güçlü olması gerektiğine inanıyoruz. Çünkü güçlü bir Türkiye, yalnızca kendi sınırlarını değil, gönül coğrafyasındaki milyonlarca insanı da ayakta tutmaktadır.
Yaşadığım bu süreç bana insanın bazen en büyük sınavını sabırla verdiğini gösterdi. Cezaevinde geçirdiğim günlerde çok düşündüm. Hayatı, dostluğu, sadakati, insanın kendi vicdanıyla baş başa kalmasını uzun uzun değerlendirme fırsatı buldum. Zor zamanlar insanın gerçek yüzleri görmesini sağlıyor. Kimin gerçekten yanında olduğunu, kimin yalnızca iyi gün dostu olduğunu o an anlıyorsunuz.
Bulunduğum Osmaniye Kapalı Cezaevi sürecinde cezaevi müdürüne, müdür yardımcılarına, cezaevi savcısına ve görev yapan tüm personele teşekkür ediyorum. İnsan bazen küçük bir iyi niyetin bile ne kadar değerli olduğunu zor günlerde daha iyi anlıyor. Görevlerini insanlık ve vicdan çerçevesinde yapan herkese teşekkür etmek bir vefa borcudur.
Ben hiçbir zaman devletime küsmedim. Çünkü devlet ile kişileri birbirinden ayırmak gerektiğine inanıyorum. Devlet; hepimizin ortak çatısıdır. Hatalar olabilir, yanlış anlaşılmalar yaşanabilir ama önemli olan insanın kendi niyetini ve duruşunu kaybetmemesidir.
Bugün de aynı noktadayım.
Devletimin yanındayım.
Milletimin yanındayım.
Türk dünyasının yanındayım.
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a da teşekkür ediyorum. Çünkü bu ülkenin güçlü olması için verilen her mücadelede devletimizin yanında durmayı bir sorumluluk olarak görüyorum.
Yakın zamanda yeniden yazılarımla, analizlerimle ve düşüncelerimle sizlerle olacağım. Kalem sustu sananlar bilsin ki; bazen insan susar ama inancı susmaz.
Hayat insanı yorabilir…
Ama davasına inanan insanı asla yıkamaz.
Bugün dünden daha güçlü, daha sabırlı ve daha kararlı bir şekilde yoluma devam ediyorum. Çünkü biliyorum ki; hakikat er ya da geç kendi yolunu bulur.
Fatih Küpeli




