SON DAKİKA
--:--:--
Köşe Yazıları

Adaletin Sessiz Çığlığı: Yargıda Güven Krizi Ve Siyasallaşma

Bağlantı kopyalandı!
Adaletin Sessiz Çığlığı: Yargıda Güven Krizi Ve Siyasallaşma

Mehmet Açık yazdı

Adalet, bir devletin kalbidir.

Kalp bozulduğunda, vücudun geri kalanı ne kadar güçlü görünürse görünsün, yaşamak sadece bir “görüntüden” ibarettir.

Bugün Türkiye’nin yargı sistemi, işte tam da bu durumda.

Kalp atıyor ama ritmi bozuk.

Dosyalar işliyor ama adalet işlemiyor.

Mahkemeler çalışıyor ama güven yok.

11. Yargı Paketi’nin ardından yeniden gündeme gelen tartışma şu soruda düğümleniyor:

“Yargı gerçekten bağımsız mı?”

Bu soruya artık açık yüreklilikle cevap vermek gerekiyor.

Hayır, değil.

Çünkü yargı, siyasetin gölgesinde nefes alıyor.

Yargıçlar ve savcılar, “karar mı veririz, yoksa birilerini üzer miyiz?” ikilemi arasında sıkışmış durumda.

Bir davada delil yok ama talimat var.

Bir başka davada suç yok ama hedef var.

Ve en acısı, bu çarpıklık artık kimseyi şaşırtmıyor.

Yargıya güvenin yerini “nasıl olsa bir yolu bulunur” düşüncesi aldı.

Oysa adaletin gücü, bağımsızlığından gelir.

Saraydan değil, vicdandan beslenir.

Ama yıllardır yapılan yargı paketlerinin hiçbiri, bu çürümüşlüğe dokunmadı.

Çünkü dokunmak istemediler.

Çünkü sistem, bu haliyle birilerini koruyor;

Birilerini dokunulmaz kılıyor;

Birilerini ise susturuyor.

Yargı, siyasallaştıkça toplum kutuplaşıyor.

Adalet terazisi, kimliklere, fikirlere, mensubiyetlere göre eğiliyor.

Birinin suç sayıldığı yerde, diğerinin kahraman ilan edilmesi…

İşte adaletin en ağır çöküşü budur.

Bugün Türkiye’de insanlar artık mahkeme kararlarından değil, sosyal medyada yazılanlardan korkuyor.

Yargılamalar adalet için değil, algı için yapılıyor.

Gazeteciler, düşünürler, sivil toplum insanları “düşman” ilan edilerek susturuluyor.

Bu bir hukuk düzeni değil, bir korku düzeni.

Adaletin siyasallaştığı bir ülkede, toplumun vicdanı körelir.

Ve o ülke, bir süre sonra hukukla değil, korkuyla yönetilir.

Ancak unutmamak gerekir:

Tarihte hiçbir iktidar, yargıyı kendi sopasına dönüştürüp uzun süre ayakta kalamamıştır.

Çünkü halk, eninde sonunda adalet ister.

Adalet, gecikse de bir gün mutlaka kapıyı çalar.

Yargıya güvenin yeniden inşa edilmesi, sadece hukuki değil, ahlaki bir meseledir.

Yargıç, karar verirken bir koltuk sahibinin değil;

adaletin, halkın ve vicdanın temsilcisi olduğunu hatırlamalıdır.

Artık kimsenin inanmadığı “reform” paketlerine değil,

gerçek bir zihniyet dönüşümüne ihtiyaç var.

Bir devletin gücü, tankından, topundan, parasından değil;

adaletinin temizliğinden anlaşılır.

Ve bugün Türkiye, o aynaya baktığında

vicdanının yüzünü göremiyor.

Mehmet Açık

Benzer Haberler

Tümü
VİDAYI SÖKENLER Toplumları çökerten büyük felaketler değil, küçük yanlışlara alışmaktır.
VİDAYI SÖKENLER Toplumları çökerten büyük felaketler değil, küçük yanlışlara alışmaktır.
Mesele Fabrika Değil, Memleket Meselesi Bir ilçenin kaderi bazen sessizce değişir…
Mesele Fabrika Değil, Memleket Meselesi Bir ilçenin kaderi bazen sessizce değişir…
DOĞU AKDENİZ’DE YENİ OYUN: TÜRKİYE İLE AVRUPA KARŞI KARŞIYA MI GETİRİLMEK İSTENİYOR?
DOĞU AKDENİZ’DE YENİ OYUN: TÜRKİYE İLE AVRUPA KARŞI KARŞIYA MI GETİRİLMEK İSTENİYOR?
GAZETECİLİK EKRANDAN İBARET DEĞİLDİR
GAZETECİLİK EKRANDAN İBARET DEĞİLDİR
EMEKLİYE VERİLEN 4000 TL, BİR İKRAMİYE DEĞİL SABIR TESTİDİR
EMEKLİYE VERİLEN 4000 TL, BİR İKRAMİYE DEĞİL SABIR TESTİDİR
İNSAN OLAMADIKTAN SONRA…
İNSAN OLAMADIKTAN SONRA…
Haberin Güncel ve Doğru Adresi
Güncel Haber Ajans

Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.

Copyriht © 2026 Tüm hakları Güncel Haber Ajansın 'da saklıdır. Güncel Haber Ajansı