Mehmet Açık – GHA Köşe Yazısı
Kanada, tarihinde ender görülen bir siyasi dayanışma örneği sergiliyor. Amerikan Başkanı Donald Trump’ın agresif tehditleri, bu kez beklenmedik bir sonucu doğurdu: Kanada halkı Liberal Parti’nin etrafında adeta kenetlendi. Seçim sonuçları, bunun açık bir göstergesi oldu. Büyük bir zafer kazanan Başbakan Mark Carney, hem halkına hem de dünyaya çok net bir mesaj verdi.
Carney, zafer konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Aylardır uyardığım gibi, Amerika bizim topraklarımızı, kaynaklarımızı, suyumuzu, ülkemizi istiyor. Bunlar boş tehditler değil. Başkan Trump bizi kırmaya çalışıyor, böylece Amerika bize sahip olabilsin. Bu asla… asla olmayacak. Ancak dünyamızın kökten değiştiği gerçeğini de kabul etmeliyiz.”
Bu sözler sadece bir seçim galibiyetinin heyecanı değil; bir devletin, varlığını ve bağımsızlığını koruma iradesinin en güçlü ifadesidir. Trump’ın yöntemleri, Kanada toplumunda büyük bir rahatsızlık oluşturdu. Fakat bu baskı, beklenenin aksine bölünme ya da korku yaratmak yerine, ulusal dayanışmayı daha da pekiştirdi.
Dış tehditlerin, toplumları içeride nasıl güçlendirebileceğini gösteren klasik bir örnekle karşı karşıyayız. Kanada halkı, siyasi farklılıkları bir kenara bırakarak ülkesinin geleceği için birlik mesajı verdi. Bu sadece Kanada için değil, dünya genelinde bağımsızlığını korumak isteyen tüm uluslar için de önemli bir ders niteliğinde.
Başbakan Carney’nin sözlerindeki ikinci önemli vurgu ise, dünyanın hızla değiştiği gerçeği. Küresel güç dengeleri yeniden şekilleniyor. Artık devletler sadece ekonomik ya da askeri değil; su kaynakları, doğal zenginlikler ve yaşam alanları üzerinden de ciddi tehditlerle karşı karşıya kalıyor.
Kanada’nın bu sınavı nasıl vereceği önümüzdeki dönemde daha net görülecek. Ancak şimdiden bir gerçek ortada: Zorluklar karşısında direnen ve birbirine kenetlenen bir millet, asla kolay kolay teslim alınamaz.
Mehmet Açık
GHA Köşe Yazısı




