Fatih Küpeli
Türk kelimesi, ne yazık ki kimi zaman yanlış anlaşılabiliyor. Oysa bu kelime bir ırkı değil, binlerce yıllık tarih boyunca farklı etnik unsurları bir arada tutan, ortak bir aidiyet ve sorumluluk duygusunu ifade eden bir millet kavramıdır. Türk milleti, Osmanlı’dan bu yana bir çatı gibi işlev görmüştür. Bu çatı ismini altında yaşayanların ırkından almamış, çatının altında yaşayanların birliğinden, kardeşliğinden ve birlikte yürüttükleri tarihî mücadeleden almıştır.
Türk milleti, aynı apartmanın farklı daireleri gibidir. Hiçbir daire tek başına apartmanın sahibi değildir; apartmanın ismi tüm daireleri kapsar. Dolayısıyla, bu çatıdan rahatsızlık duymak, apartmanın bütününü görmemek demektir. Türk kelimesi birilerini dışlamak için değil, aksine herkesi kapsayan bir şemsiye olarak tasarlanmıştır.
Ne yazık ki tarih boyunca ve günümüzde, bazı güçler bu gerçeği çarpıtarak Türkiye’yi bölmek ve zayıflatmak için “Türk” kelimesini tartışmaya açıyorlar. Amaçları Türkiye’yi çok uluslu, parçalı ve çatışmalı bir yapıya dönüştürmektir; mesele kelimenin kendisi değildir.
Tarih boyunca örnek olmuş liderlere bakacak olursak, durum netleşir: Rizeli Gürcü olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Antalyalı Çerkez olan rahmetli Deniz Baykal, Malatyalı Kürt olan rahmetli İsmet İnönü, Selanik göçmeni rahmetli Mustafa Kemal Atatürk… Hepsi, kökenleri farklı olsa da kendilerini Türk milletinin bir parçası olarak görmüşlerdir. Hepsi bu çatının altına girmiş, Türk adını kendi kimliklerinin üzerinde ortak bir payda olarak kabul etmişlerdir. Bu, Türk milletinin evrensel, kapsayıcı doğasının en somut göstergesidir.
Mantık basittir: Türk kelimesi bir ırkı değil, bir milleti ifade eder. Türk milleti; farklı renklerden, farklı köklerden oluşan bir bütündür. Bu bütünlüğü reddetmek, Türkiye’yi zayıflatmak isteyenlerin işine yarar.
Hepimizin kendine sorması gerekir: Atatürk’ün Selanik’ten gelip Türk milletini sahiplenmesi normal de, Türkiye’nin dört bir yanından çıkan vatandaşların “Türk milleti” demesi neden anormal olsun? Sorun kelimede değil, bu çatıyı dağıtmak isteyen zihniyetlerdedir.
Unutulmamalıdır ki, Türk milleti bir tarih boyunca birçok medeniyetin izlerini ve farklı kültürlerin mirasını taşıyan bir mozaiğin adıdır. Bu mozaik ne kadar renkliyse, o kadar güçlüdür. Birliğimizi, kardeşliğimizi ve ortak değerlerimizi sahiplenmek, sadece geçmişimize saygı göstermek değil, aynı zamanda Türkiye’nin geleceğini güvence altına almaktır.
Allah birliğimizi daim eylesin.